| Ekim 28, 2011, 04:07:54 ÖS |
|
|
 |
|
|
"İşte ey aciz insan ey fakir beşer! dua gibi hazine-i anahtarı ve tükenmez bir kuvvetin medarı olan bir vesileyi elden bırakma. Ona yapış, ala-yi iliyin-i insaniyete çık bir sultan gibi bütün kainatın dualarını kendi duan içine al... "
"En hayırlı genç odurki; ihtiyar gibi ölümü düşünüp ahiretine çalışarak gençlik hevesatına esir olmayıp gaflette boğulmayandır... "
"Hakiki lezzet ve elemsiz lezzet ve kedersiz sevinç ve hayattaki saadet yanlız imandadır ve iman hakikatleri dairesinde bulunur."
"Marîz bir asrın, hasta bir unsurun, alîl bir uzvun reçetesi; ittiba'-ı Kur'andır."
"Sivrisineğin gözünü halkeden, Güneş'i dahi o halketmiştir."
"Zaman gösterdi ki: Cennet ucuz değil, Cehennem dahi lüzumsuz değil."
"O gençlik nimetine karşı bir şükür iffet ve namusluluk ve taatte sarfetseniz O gençlik manen baki kalacak ve ebedi bir gençlik kazanmasına vesile olacak."
"Güzel gören güzel düşünür..güzel düşünen hayatından lezzet alır!"
"Ey nefis!Bil ki Dünkü gün senin elinden çıktı.Yarın ise;senin elinde senet yok ki, ona maliksin.Öyle ise,hakiki ömrünü bulunduğun gün biL.Laakal günün bir saatini ihtiyat akçesi gibi,hakikiistikbal için teşkil olunanbir sandukça-i uhreviye olan bir mescide veya bir seccadeye at." 21.SÖZ.1.MAKAM.
"İmanı hakikiyi elde etmiş biri tek başına bir dünyaya meydan okuyabilir."
“Kabir kapısını kapamadığınız için, siz kat'i olarak bu yolun yolcususunuz” -Sözler- 32 Söz; s579
"Cesed-i insan; havaya, suya, gıdaya muhtaç olduğu gibi, ruh-u insan da namaza muhtaçtır. " Sözler - 778
"Ey biçare hasta! Merak etme, sabret. Senin hastalığın sana dert değil, belki bir nevi dermandır. " "Ey sabırsız hasta! Sabret, belki şükret. Senin bu hastalığın, ömür dakikalarını birer saat ibadet hükmüne getirebilir " "Ey tahammülsüz hasta! İnsan bu dünyaya keyif sürmek ve lezzet almak için gelmediğine, mütemadiyen gelenlerin gitmesi ve gençlerin ihtiyarlaşması ve mütemadiyen zeval ve firakta yuvarlanması şahittir. " "Eğer hastalık olmazsa, sıhhat ve âfiyet gaflet verir, dünyayı hoş gösterir, âhireti unutturur. "
"Bu Kainatta görünen bütün güzellikler öyle bir güzelden geliyor ki, bu mütemadiyen değişen ve tazelenen kainat, bütün mevcudatiyle ayinedarlık dilleriyle ,o güzelin cemalini tavsif ve tarif eder."
"Eğer, nur-u imân, içine girse, üstündeki bütün mânidar nakışlar o ışıkla okunur. O mümin, şuur ile okur ve o intisabla okutur. Yani, "Sâni-i Zülcelâlin masnuuyum, mahlûkuyum, rahmet ve keremine mazharım" gibi mânâlarla, insandaki sanat-ı Rabbâniye tezâhür eder. Demek, Sâniine intisabdan ibâret olan imân, insandaki bütün âsâr-ı sanatı izhâr eder. İnsanın kıymeti, o sanat-ı Rabbâniyeye göre olur ve âyine-i Samedâniye itibâriyledir. O halde, şu ehemmiyetsiz olan insan, şu itibarla bütün mahlûkat üstünde bir muhatab-ı İlâhî ve Cennete lâyık bir misafir-i Rabbânî olur. " 23,söz
"İman tevhidi, tevhid teslimi, teslim tevekkülü, tevekkül saadet-i dâreyni iktiza eder. " (Sözler sh: 315)
"Sultan-ı Kainat Birdir. Herşeyin Anahtarı O'nun Yanında, Herşeyin Dizgini O'nun Elindedir."
"İman, insanı insan eder. Belki insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi, iman ve duadır. Küfür, insanı gayet âciz bir canavar hayvan eder." (Sözler sh: 315)
"Biri iste; başkaları istenmeye değmiyor. Biri çağır; başkaları imdada gelmiyor. Biri talep et; başkaları lâyık değiller. Biri gör; başkalar her vakit görünmüyorlar, zevâl perdesinde saklanıyorlar. Biri bil; mârifetine yardım etmeyen başka bilmekler faydasızdır. Biri söyle; Ona âit olmayan sözler, mâlâyânî sayılabilir. "
"Allah'ı tanımayanın, dünya dolusu bela başında vardır. Allah'ı tanıyanın dünyası nurla ve manevi sürurla doludur." 25.Lem'a
"Dünya madem fânidir. Hem madem ömür kısadır. Hem madem gayet lüzumlu vazifeler çoktur. Hem madem hayat-ı ebediye burada kazanılacaktır. Hem madem dünya sahipsiz değil. Hem madem şu misafirhane-i dünyanın gayet Hakîm ve Kerîm bir müdebbiri var. Hem madem ne iyilik ve ne fenalık cezasız kalmayacaktır. Hem madem "Allah kimseye gücünden fazlasını yüklemez." (Bakara Sûresi, 2:286.) sırrınca teklif-i mâlâyutak yoktur. Hem madem zararsız yol, zararlı yola müreccahtır. Hem madem dünyevî dostlar ve rütbeler kabir kapısına kadardır.
Elbette, en bahtiyar odur ki, dünya için âhireti unutmasın, âhiretini dünyaya feda etmesin, hayat-ı ebediyesini hayat-ı dünyeviye için bozmasın, mâlâyâni şeylerle ömrünü telef etmesin, kendini misafir telâkki edip misafirhane sahibinin emirlerine göre hareket etsin, selâmetle kabir kapısını açıp saadet-i ebediyeye girsin. "
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
Google Words: Risale-i Nurdan Vecizeler... Dosyasi, Risale-i Nurdan Vecizeler... Belgesi, Risale-i Nurdan Vecizeler... Programi, Risale-i Nurdan Vecizeler... Oyunlari, Risale-i Nurdan Vecizeler... Download, Risale-i Nurdan Vecizeler... Resimleri, Risale-i Nurdan Vecizeler... Hikayeleri, Risale-i Nurdan Vecizeler... Haberleri, Risale-i Nurdan Vecizeler... Indir,
Risale-i Nurdan Vecizeler... Yükle, Risale-i Nurdan Vecizeler... Videosu, Risale-i Nurdan Vecizeler... Arsivi, Risale-i Nurdan Vecizeler... Albümü,
|
| Otomatik Tag |
|
Risale-i Nurdan Vecizeler..., Paylasim, Oyun, Torrent,Risale-i Nurdan Vecizeler..., Film, Eglence, Haberler, Kissadan Hisse, Risale-i Nurdan Vecizeler..., Dizi, komik, Mevlana, Din, Islam, Risale-i Nurdan Vecizeler...
|
Yükleniyor...
|